Özgürlüğü savunanların direnme gücü, zulmedenlerin gücünden daha fazladır.

Malcolm X

cemaat - ak parti ilişkisi özelinde Türkiye müslümanlarına özeleştiri.

öncelikle bu yazıda bahsedeceğim iki tarafın da yandaşı değilim, pek de sevmem onu söyleyeyim.

17 Aralık’tan sonra cemaat düşmanı olan Ak Partililere lafım. Sizler değil miydiniz;
28 Şubattaki başörtüsü hakkındaki açıklamalarına rağmen,
Mavi Marmara olayındaki tutumuna rağmen,
Ecevit’e şefaat etme isteğine rağmen,
ve yine bunun gibi birkaç olaya rağmen,
cemaatle işbirliği yapan?
Işin ucu size dokununca mı çıkıyor sesiniz?
Size dokunmayan yılan da bin yaşasın mı bari?
Samimiyetsiniz.
Çıkarcısınız.
İşinize nasıl geliyorsa o doğru değil mi?
Ucuz hareketler bunlar, yapmayın Allah aşkına.

Bir de cemaati öyle bir kötülüyorsunuz ki, sanki hiçbir doğrusu yok.
Böyle bir durum mümkün mü?
Sizinle beraberken ne farklıydı?

Cemaatteki Allah yolunda bir şeyler yapan, gerçekten samimi insanlara da saldırıyorsunuz.
Ayıp.

Cemaat mutlak kötü, AKP mutlak iyi değil mi?
Komik.

Ben farklı bir yazarın kitabını okudum diye atıldım evlerden, yurtlardan. Emin olun benim sıkıntım sizden daha eski, daha gerçekçi. Buna rağmen ben orada tanıdığım çok değerli insanlar hatrına sizlerinki kadar ağır şeyler demedim hiçbir zaman, diyemem de.

Azıcık samimiyet lütfen.

Bir de işin tüm Müslümanlar açısından üzücü olan yanı beyinlerimizin bu derece siyasileşmesi. Hepiniz bu iki gruptan birinin lideriymişcesine hareket ediyorsunuz, karşı tarafa saldırıyorsunuz.
ama değilsiniz lider.
siz normal bir bireysiniz.
bunu fark edin artık.

Bu olaylardan sonra birbiri ile bozuşan çok kardeş, çok arkadaş, çok Anne-Baba gördüm ben.
Allah rızası için bu kadar kırıcı olmayın.
Bir insanın sevgisi kolay kazanılmıyor.
Bireysel bir duruşunuz, karakteriniz olsun; o çerçevede size göre doğruları söyleyin, ona eyvallah.

Körü körüne bağlanmayın, bağnaz olmayın çünkü siz Müslümansınız.

ve yineliyorum, Allah rızası için bu kadar kırmayın birbirinizi.

meramımdır, eyvallah okuyanlara.